Bundan tam 15 yıl önce, 27 Şubat 2011 günü, hayatını O’nun Hak Nizamı’nı yeryüzüne hâkim kılmaya adadığı Rabbine, Rahmet-i Rahman’a kavuşmasının sene-i devriyesinde; Erbakan Hocamı rahmetle, özlemle anarken bilmemiz ve ifade etmemiz gereken şudur: O’nun açtığı Hak Nizamı’nı yeryüzüne hâkim kılma cihat davasının Erbakan Hocamız tarafından yetiştirilmiş erleri olarak, bu yolda bir an dahi gevşeklik göstermeden çalışma azmimizi en yüksek seviyede devam ettirmemiz; Yeniden Büyük Türkiye’nin ve öncülüğünde Yeni Bir Dünya’nın kurulması mücadelesinde yerimizi, duruşumuzu devam ettirmemiz bir “Evladı Erbakan” olarak boynumuzun borcudur.

Erbakan Hocamızın planlarını yapıp uygulamalarını başlattığı bu mukaddes hizmet davası yolunda; Erbakan Hocamızın bir manevi evladı ve dava kardeşi olarak O’nun tasarladığı bütün planları (Ayasofya’nın açılması, Taksim’e Cami, başörtüsünün bütün alanlarda serbest bırakılması, sorunun çözülmesi; Avrasya Tüneli, Osmangazi, Çanakkale köprüleri; bölünmüş yollar, tünellerle Türkiye’nin uçtan uca donatılması; yeni birçok petrol kuyusu ile petrol şehirleri, yeni birçok doğal gaz rezervinin işletmeye alınması, çok sayıda yeni güneş ve rüzgâr enerji santralinin devreye sokulması, enerjide dışa bağımlılıktan kurtulmanın hızlandırılması; yerli ve milli tarımda, hayvancılıkta ciddi büyük atılımların yapılması, birçok bölgede yeni devasa büyük barajların yapılıp devreye sokulması; savunma sanayisinde ve ağır sanayide atılan devasa adımlar, yapılan efsane işler; dünyanın en iyi savaş uçağının (ANKA), F-35 ve F-22’den daha üstün özelliklere sahip olarak motoruyla beraber tamamen yerli olarak mükemmel bir şekilde yapılması; aynı şekilde Atak helikopteri, İHA ve SİHA’larımızın dünyada hiçbir ülkede olmayan özelliklere sahip olarak 1 numara olmaları, üstün özellikli yerli tankımızın yapılması; her sahada olduğu gibi çevre, şehircilik, imar ve iskân sahasında destansı hizmetler; asrın en büyük felaketi depremde yıkılan 11 şehrin 2 yıl gibi çok kısa sürede yeniden yapılması, 455.000 konutun deprem mağduru ailelere teslim edilerek bir rekora imza atılması, saymakla bitmeyen hizmetler ve eski Türkiye’nin yerine yeni Güçlü Türkiye’nin kurulması; Güçlü Türkiye ve Güçlü Türkiye’nin Güçlü Lideri öncülüğünde, sömürü ve haksızlığın ortadan kaldırıldığı, refah, bolluk, adalet ve huzurun olduğu Yeni Dünya Düzeni’nin ustalıkla kurulması) gerçekleştiren; dünya mazlumlarının tek umudu, insanlığın gerçek tek lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la bu kutlu dava yolunda yürümenin ne denli önemli ve gerekli olduğunu, bu manaya uygun hareket etmemiz gerektiğini hiçbir zaman unutmamamız gerekir.